Gidiyorum kalbinin dipsiz kör kuyularından Sulanmayan çiçekler gibi kurudumSıkıldım artık hayattan. Bir tedirginlik içinde yaşamaktan; İnsanlardan kaçan minik kediler gibi sıcak kucak arayan masum bebekler...
"Yalandan da olsa "diyor pinhani Yalandan da olsa sevmek ,tutmak,delice sarmak,kaybetmek korkusunu bir an bile olsa düşünmeden hayatın acımasız sinsi çizgilerini göz arda ederek yalandada...
YESTERDAY Hayatın biçimsiz sokaklarında dolaşıp durdum senelerce. Bir yol bulup akmak için dolandım çıkmaz sokaklarda. Gerçeğin kenarında oturup düşündüm. Ben kimim? Ben neyim? Bu hayattaki...
ağaçlar gibiyim sonbaharda yapraklarını döken ilkbahar gelince rengarenk tüylere bürünen ,üzerinde binlerce kuş barınan ağaçlar.iz gibiyim dokunduğum herşeyi karartan,kurutan iz.kadeh gibiyim her yudumdan sonra ruj...
Acıyı yazıyor dudaklarımdan akan fersiz kanEllerimi okşuyor saf rüzgârTutup götürür deli dalgaUmut dolu sonsuzluğa Karanlığıma dokunup aydınlatan saf dokunuşRüyalarımı süsleyen masum kızEllerimden akan kuru...
Saçlarıma dolanmış binlerce çöp… Ayaklarıma sarılmış zehir dolu sarmaşıklar. Arınmak istiyordum, onlardan kurtulmak, kaderimin biçimsiz kıvrık sayfalarını kapatmak… Yeni bir sayfa açmak için çırpınıp duruyordum...
Kalbime saplanmış siyah okKaderimden akan kırmızı kanVücudumu saran sinsi sarmaşıkAlın, götürün benden uzaklara Üzerimden korkusuzca geçen saf karanlıkKalbimde yaşamayı bekleyen aydınlık umutEllerimden akan siyahlaşmış...
Durdum karşındayım yineAçtım kollarımı beni al diyeHaksızlığıma yenik düştümSensiz bu dünya haram diye Kara gözlüm ela sürmelimSensizlik geldi çattı yineAl beni kucağına diyeSar elini...
Sisli, puslu, yağmurlu bir gündü. Kızmıştım arkamda bıraktıklarıma… Arkama bakmadan çarpıp çıktım o haneden. Dışarıda deliler gibi bir fırtına vardı. Elelektrik direkleri üzerime devrilecek diye...
Düşüncelerimi anlatmaya Çalışıyordum. Duvarlara, taşlara, ağaçlara, kazımak istiyordum. Onlarca ağacın arasında pusuyordum… Düşüncelerimi aktarmaya, anlatmaya uğraşıyordum. Bir...
İnce binlerce kumların arasında, ufak düşüncelerden inşa edilmiş bir kent. Isız, kimsesiz, yapayalnız bir kent… İstemez kimse böyle bir kentte yaşamak, onlar içinde boğulmak. Karanlıklar...